top of page

Araştırma: Öğrenci evinin olmazsa olmaz markaları ve öğrenci dostu markalar

  • Yazarın fotoğrafı: Roamler Türkiye
    Roamler Türkiye
  • 16 Oca
  • 5 dakikada okunur

Marketing Türkiye için Roamler Türkiye tarafından “back to school” dönemi öncesinde gerçekleştirilen “Öğrenci Evinin Olmazsa Olmazları” araştırması, üniversite öğrencilerinin yaşam koşullarını ve tüketim alışkanlıklarını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Barınma ve beslenmeden teknoloji tercihlerine, bütçe yönetiminden “öğrenci dostu” olarak görülen markalara kadar pek çok başlıkta önemli içgörüler sunan araştırma, hem öğrencilerin gerçeklerini görünür kılıyor hem de markalara genç kuşakla daha güçlü bağ kurmaları için stratejik ipuçları veriyor.


Türkiye’de üniversite hayatı artık yalnızca dersler, sınavlar ve sosyal etkinliklerden ibaret değil. Sosyal ve ekonomik koşullar, öğrencilerin hem günlük yaşamlarını hem de tüketim alışkanlıklarını derinden şekillendiriyor. Bir yandan sınavlara, projelere ve sosyal yaşama yetişmeye çalışırken, diğer yandan bütçelerini titizlikle yönetmek zorundalar. Hal böyle olunca kimi zaman özgürce tercih yaparken kimi zaman ekonomik zorunlulukların yönlendirdiği kararlar almak durumunda kalıyorlar.


Marketing Türkiye için Roamler Türkiye’nin gerçekleştirdiği “Öğrenci Evinin Olmazsa Olmazları” araştırmasına göre ailesiyle yaşayan öğrencilerin yüzde 22’si kendine ait bir odaya sahip değil. Yurtta kalanların ise en büyük talepleri daha az kişiyle oda paylaşmak (yüzde 58) ve sessiz çalışma ortamı (yüzde 54). Harcama kalemlerinde ilk sırayı gıda/yemek (yüzde 72) ve barınma (yüzde 41) alıyor.


Araştırma, öğrencilerin geçim mücadelesinin boyutlarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Her üç öğrenciden biri yarı zamanlı, her beş öğrenciden biri ise tam zamanlı çalışarak geçimini sağladığını ifade ediyor… Öğrencilerin marka evreninden beklentileri söz konusu olduğunda tablo daha da netleşiyor. Uygun fiyat, yüzde 44 ile öğrenciler için en önemli kriter. Onu öğrenci indirimleri (yüzde 19) ve küçük bütçelerle büyük ihtiyaçları karşılayabilme (yüzde 9) izliyor.


Peki, bugünün üniversite öğrencilerinin gerçekleri neler? Bir aylık ortalama bütçeleri ne? Barınma, gıda ve sosyal yaşam dengesini nasıl kuruyorlar? Daha da önemlisi bütçelerini zorlamayan hangi markaları kendilerine “dost” görüyorlar? Yanıtlar hem şaşırtıcı hem de markalar için ders niteliğinde.


Öğrenciler “kişisel alanlarını” kaybediyor


Her 5 öğrenciden biri (yüzde 22) ailesiyle yaşadığı evde kendine ait bir oda bulunmadığını belirtiyor ve yine aile evindeki öğrencilerin yüzde 14’ü evde herhangi bir ders çalışma ortamı olmadığını söylüyor. Öğrenci evindeki öğrencilerin yüzde 10’unun evinde özel bir çalışma alanı bulunmazken yüzde 29’u evin ortak alanını kullanıyor. Artan kiralar ve zorlaşan ekonomik şartlar öğrenci evlerini daha da paylaşımlı hale getiriyor. Öğrenci evindeki öğrencilerin yüzde 29’unun kendine ait özel bir odasının olmaması da bunu açık bir şekilde gösteriyor.


Yurtlarda durum daha da vahim…


Yurtlarda ise şartlar çok daha zorlaşıyor. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 76’sı KYK yurtlarında kaldığını belirtiyor ve öğrencilerin yüzde 64’ü dört veya daha fazla kişiyle aynı odayı paylaştığını belirtiyor. Bu da öğrencilerin kişisel alan, ders çalışma alanı gibi ihtiyaçlarını ve bu alanların kalitesini negatif yönde etkiliyor. Yurtta kalan öğrencilerin yüzde 58’i en büyük ihtiyaçlarından birinin daha az kişiyle oda paylaşmak olduğunu, yüzde 54’ü ise sessiz ve izole çalışma ortamı olduğunu belirtiyor. Öte yandan yurtta kalan öğrencilerin yüzde 68’i daha kaliteli yemek hizmeti istiyor.


Öğrenciler nasıl geçiniyor?


Öğrencilerin gelir kaynakları, yaşam biçimlerine göre önemli farklılıklar gösteriyor. Genel olarak bakıldığında, katılımcıların yüzde 42’si geçimini aile desteğiyle sağlarken, bu durum yaşam alanına göre dramatik bir şekilde değişiyor. Ailesiyle yaşayan öğrencilerin yüzde 44’ü ve yurtta kalan öğrencilerin yüzde 54’ü ailelerinin desteğiyle geçiniyor. Ancak bu oran, öğrenci evinde yaşayanlarda yüzde 36’ya düşüyor.


Yurt hayatı, burs/kredi desteğiyle yakından ilişkili; yurtta kalan öğrencilerin yüzde 56’sı öğrenim bursu/ kredisi alıyor. Buna karşın ailesiyle yaşayan öğrencilerin sadece yüzde 12’si burs/kredi desteğinden faydalanıyor. Yarı zamanlı çalışarak geçimini sağlayan öğrencilerin oranı ise yüzde 29. Öte yandan yaklaşık her 5 öğrenciden birinin geçimini sağlamak için tam zamanlı çalışıyor oluşu ise araştırmanın dikkat çekici verilerinden biri…


Bu oran, ailesiyle yaşayanlarda yüzde 31’e yükselirken, yurtta kalanlarda yüzde 24’te kalıyor. Bu durum, aile evinde yaşayan öğrencilerin masraflarını karşılamak için daha fazla çalışma ihtiyacı hissettiğini gösteriyor.


Öğrencilerin en büyük gider kalemi “beslenme”


Öğrencilerin aylık harcamaları, genel olarak 5.001 TL – 10.000 TL bandında yoğunlaşıyor (yüzde 29). Ancak bu istatistik, yaşam koşullarına göre büyük farklılıklar barındırıyor. Yurtta kalan öğrenciler, doğal olarak daha düşük masraflara sahip oldukları için yüzde 36’sı ayda 5.000 TL ve altı harcama yapıyor. Öğrenci evinde yaşayanlarda ise harcamalar daha çok 10.001 TL – 20.000 TL aralığında yoğunlaşıyor.


Bütçeden aslan payını ise gıda/yemek (yüzde 72) ve barınma (yüzde 41) alıyor. Öğrenci evinde yaşayanların yüzde 71’i için en büyük harcama kalemi barınmayken, ailesiyle yaşayanlar için bu oran yüzde 18’e düşüyor ve gıda/yemek harcamaları yüzde 79 ile zirveye çıkıyor. Bu, kira gibi sabit ve son dönemde hızla yükselen giderlerin, öğrenci evinde yaşayanların bütçesini ne kadar zorladığını gözler önüne seriyor.


Markalar ve öğrenciler arasındaki bağ: Beklentiler ve gerçekler


Öğrenciler, markaların kendilerine yönelik tutumunu genellikle “kötü” (yüzde 37) veya “orta” (yüzde 37) olarak değerlendiriyor. Bu durum, markalar ve öğrenciler arasındaki iletişimin daha da güçlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Markalardan beklentiler ise net: Daha sık ve cazip öğrenci indirimleri sunmak (yüzde 70) ve öğrenci bütçesine uygun fiyatlandırma politikaları benimsemek (yüzde 62).


Öğrencilerden mesaj var: “dostumuz olmak istiyorsan cebimizi düşün”


Öğrenciler bir markayı “öğrenci dostu” olarak görme konusunda oldukça net kriterlere sahip. Öğrencilerin yüzde 44’ü için bir markanın uygun fiyatlı olması en önemli özellikken, yüzde 19’u öğrencilere özel indirimler yapmasını, yüzde 9’u ise küçük bütçelerle büyük ihtiyaçları karşılayabilmesini öncelikli buluyor. Bu veriler, öğrencilerin bütçe odaklı düşünme yapısını açıkça ortaya koyuyor. Kaliteli ürün/hizmet sunması yüzde 10 ile arkalarda kalırken, öğrenci indirimleri/kampanyaları bir markayı tercih etmede yüzde 35 oranında “çok etkili” oluyor.

Öğrencilerin yüzde 57’si ise sık sık veya her fırsatta öğrenci indirimlerinden yararlandığını belirtiyor. Bu da indirimlerin sadece bir pazarlama aracı değil, aynı zamanda öğrencilerin günlük yaşam pratiklerinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor. En çok indirim beklenen kategoriler gıda (yüzde 79), ulaşım (yüzde 65) ve giyim/aksesuar (yüzde 63) olarak öne çıkıyor.


Öğrenciler kampanyaları nereden takip ediyor?


Öğrenciler, markalarla ilgili avantajları öğrenmek için en çok sosyal medyayı (yüzde 59), markaların kendi web sitelerini/uygulamalarını (yüzde 47) ve arkadaş tavsiyelerini (yüzde 47) kullanıyor. Bu veriler, öğrencilerin markalarla etkileşim kurarken dijital kanallara ve kişisel önerilere güvendiğini gösteriyor. Markaların öğrencilere ulaşmak için bu kanalları daha etkin kullanması gerekiyor.


Öğrenci dostu marka aranıyor (!)


Öğrencilere akıllarına gelen öğrenci dostu markalar hatırlatmasız olarak sorulduğunda yüzde 9 ile BİM’in ilk sırada yer aldığı görülüyor. Her ne kadar direkt öğrencilere yönelik kampanyalarıyla öne çıkmasa da uygun fiyatlı ve bütçe dostu bir marka olması sebebiyle BİM öğrencilerin aklında pozitif bir şekilde ayrışıyor.


Burger King ise yüzde 7 ile BİM’i takip ederken asıl dikkat çekici sonuç 3. sırada geliyor: Öğrencilerin yüzde 6’sı öğrenci dostu bir markanın olmadığını belirtiyor. Bu da Türkiye’de markaların öğrencilere yönelik kampanyalarının yetersiz kaldığını ve öğrencilerin kendilerini markalarla yan yana görmediğini gösteriyor.


Alışverişin adresi BİM

Market alışverişinde BİM (yüzde 34), A101 (yüzde 22) ve Migros (yüzde 21) öne çıkıyor. Bu sonuç, öğrencilerin bütçelerini korumak adına indirim marketlerini sıklıkla tercih ettiğini gösteriyor.


Çayda rekabet var, kahvenin lideri belli!


İçecek tercihlerinde Lipton (yüzde 34) ve Çaykur (yüzde 32) çayda başa baş giderken, kahvede Nescafé (yüzde 55) açık ara lider. Atıştırmalıklarda cips (yüzde 38) öğrencilerin favorisi…


Bilgisayarlar Lenovo’dan, telefonlar Apple’dan


Lenovo (yüzde 25) bilgisayar, Apple (yüzde 52) ise cep telefonu tercihlerinde zirvede yer alıyor. Apple’ın yüksek fiyatına rağmen tercih edilmesi, marka bağlılığının ve ekosistem avantajının göstergesi.


Öğrenci evlerinde beyaz eşyalar Arçelik’ten!


Öğrenci evinde kalanların yüzde 53’ü evi eşyalı tuttuklarını, yüzde 34’ü ise eşyaları 2. el temin ettiklerini belirtiyor. Marka tercihlerine de yakından baktığımızda beyaz eşya kategorisinde, Arçelik’in hem buzdolabı (yüzde 34) hem de çamaşır makinesi (yüzde 37) tercihlerinde açık ara lider konumda olduğu görülüyor. Buzdolabı markalarında Beko (yüzde 15) ve Bosch (yüzde 14) öne çıkan diğer markalar oluyor. Temel yaşam malzemelerinden biri olarak gördüğümüz buzdolabının her 10 öğrenci evinden 1’inde (yüzde 11) bulunmuyor olması ise üzücü bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.


Çamaşır makinesi kategorisinde Arçelik’in ardından Bosch (yüzde 15) ve Beko (yüzde 11) geliyor. Öğrenci evlerinin yüzde 3’ünde ise çamaşır makinesi; yüzde 40’ında ise bulaşık makinesi bulunmuyor. Bulaşık makinesi bulunan öğrenci evlerinden ise ilk sırada Arçelik (yüzde 27) yer alıyor. Söz konusu televizyon olduğunda ise sıralama Arçelik (yüzde 18), Vestel (yüzde 16) ve LG (yüzde 10) olarak sıralanıyor…


Öğrenci evlerinin yüzde 23’ünde ise televizyon bulunmuyor.

Araştırmanın Metodolojisi

“Öğrenci Tercihleri ve Öğrenci Dostu Markalar” araştırması Marketing Türkiye adına Roamler Türkiye tarafından 25 Temmuz – 8 Ağustos 2025 tarihlerinde gerçekleştirildi. Araştırma datası, geniş Roamler Türkiye üye havuzundan mobil uygulama kullanılarak toplandı. Araştırmaya Türkiye temsili 12 istatistiki bölgede yaşayan, 18-25 yaş aralığında toplam 535 öğrenci katıldı. Araştırmada katılımcılar telefonlarındaki Roamler uygulamasını kullanarak hem çoktan seçmeli hem de açık uçlu sorulara cevap verdi.

 
 
mail.png
linkedin.png

Linkedin

info.png
telefon.png

Contact Us

+90 549 330 37 40

copyright.png

2022 Gravis Pazar Araştırma ve Danışmanlık Hizmetleri LTD.

bottom of page